• Yayınlanma Tarihi 10/07/2019 14:26
  • Doktor Adı Pratisyen Dr. Habib Altın
  • Hastane SÜPER DOKTOR
  • Beğeni Sayısı 177
  • Yorum Sayısı 0
  • Görülme Sayısı 482


Tek başına hiç bir gıda, kanser riskini azaltmaz. Ancak gıdaların doğru kombinasyonu, fark yaratmak için yardımcı olabilir. Yediğimiz yemeklerin en az üçte ikisi ve daha fazlası bitki temelli besinlerle bir denge halinde, üçte biride hayvansal proteinlerden oluşması önerilir.

Meyve ve sebzeler, kanserle savaşan besinler açısından zengin özelllikler içerir. Bu besinler, sağlıklı bir vücut ağırlığına ulaşmak ve korumaya yardımcı olduğu gibi aynı zamanda da ikincil olarak kansere giden yoldaki riski azaltmaya yardımcı olabilir. Ekstra kilolu olmak, kolon, yemek borusu ve böbrek kanseri de dahil olmak üzere, birden fazla kanserler için riski artırır. Sağlıklı bir şekilde hazırlanan, günde en az beş porsiyon hedeflemek kanser riskini azaltmada önemlidir.

Önemli bir B vitamini olan Folat, kolon, rektum ve meme kanserlerine karşı korunmada yardımcı olabilir. Kahvaltı masanızda bolca Folata yer verebilirsiniz. Zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıllar ve kepekli ürünler, iyi birer folik asit kaynaklarıdır. Yine portakal suyu, kavun, karpuz ve çilek kahvaltıda önerilen B vitamini kaynalarıdır.

Diğer önemli folik asit kaynakları, kuşkonmaz ve yumurtadır. Ayrıca, tavuk karaciğeri, fasulye, ayçiçeği tohumu, ıspanak ya da marul gibi yeşil yapraklı sebzeler de de folik asit bulabilirsiniz. Pek çok Kanser Derneği'ne göre, folik asit almanın en iyi yolu bir ilaç yerine ancak yeterli meyve, sebze, ve zenginleştirilmiş tahıl ürünleri yemektir.

Salam, sosisli sandviç gibi işlenmiş etler kolorektal ve mide kanser riskini arttırabilir. Ayrıca, tütsülenmiş ya da tuz ile korunmuş etlerin yenmesi de potansiyel kansere neden olabilir ve/veya risk oranını yükseltir.

Domatese kırmızı rengini veren pigment olan Lİkopen konusunda bir şey net değildir. Ancak bazı çalışmalarda, prostat kanseri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin riskini azatlığı söylenmektedir. Çalışmalar ayrıca, işlenmiş domates ürünleri, meyve suyu veya sos olarak domatesi önermenin kanserle savaşma potansiyelini arttırabildiğini söylemektedir.

Kanıtlar hala çok net olmasa da, çay, özellikle yeşil çay, güçlü bir kanser savaşçısıdır. Laboratuvar çalışmaları yeşil çayın, kanser gelişen kolon, karaciğer, meme ve prostat hücreleri üzerinde bu hücrelerin büyümesini yavaşlatmış veya engellemiştir. Ayrıca akciğer dokusunda ve deride de benzer bir etkisi vardır. Ve uzun süreli yapılan bazı çalışmalarda, çayın, mesane, mide, ve pankreas kanserleri için kanser riskini düşürmesi ile ilişkili bulunmuştur.

Üzüm ve üzüm suyu, özellikle mor ve kırmızı üzüm, resveratrol içerir. Resveratrol’un kuvvetli antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleri vardır. Laboratuvar çalışmaları, bu hücrelerin kanser sürecini tetikleyen hasarları engellediği görülmüştür. Üzüm yemenin, üzüm suyu veya şarap içmenin kanseri önlediği ya da tedavi ettiğini söylemek için yeterli kanıt yoktur.

Alkol ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer ve meme kanserleri ile bağlantılıdır. Alkol aynı zamanda kolon ve rektum kanseri riskini artırabilir.

Su, sadece susuzluğunu giderir, ama mesane kanserine karşı koruyabilir. Mesane, kanserine yol açan potansiyel ajanların, su seyreltilmesi ile konsantrasyonları azalır bu da düşük risk anlamına gelir. Ayrıca, daha fazla sıvı içmek, daha sık idrara çıkmaya neden olur. İşte böylece ajanlar mesane ile temas eden ajanın mesane de kalma süresi de azalır.

Fasulye, sizin için kanserle savaşta yardımcı olabilir bu hemde hiç de sürpriz değildir. Fasulye, vücut hücrelerinde kansere yol açabilecek hasarlara karşı korunmak için birkaç güçlü fitokimyasallar içerir. Laboratuarda bu maddelerin tümör büyümesini yavaşlattığı ve komşu hücrelere zarar veren maddelerin serbest kalarak tümör oluşumunu engellediği görülmüştür.

Sebzelerden brokoli, karnabahar, lahana, Brüksel lahanası, Çin lahanası ve kara lahana. Bu sebzelerde bulunan bileşenler vücudunuzun, kolon, meme, akciğer, ve serviks gibi kanserlere karşı korumaya yardımcı olabilir.

Hardal, marul, lahana, hindiba, ıspanak ve pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, lif, folat, ve karotenoid açısından zengindir. Bu besinlerin, ağız, gırtlak, pankreas, akciğer, cilt ve mide kanserine karşı korunmaya yardımcı olabilir.

Çilek ve ahududu fitokimyasal "ellagic asit içerirler. Bu güçlü antioksidan aslında bir seferde, bazı kanserlerin devre dışı bırakılması, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatan çeşitli yollarla kanserle mücadele edebilir.

Yaban mersini de güçlü antioksidanlardandır. Kanser ile başlayan, sağlığımızı destekleyen geniş bir özelliğe sahiptir. Antioksidanlar, serbest radikallerin hücrelere zarar vermeden vücudu arındırarak kanserle mücadele eder.

Vitaminler kansere karşı korunmaya yardımcı olabilir. Fakat bu vitaminleri gıdalarla doğal yoldan almak en iyisidir.

Kaynak: 1.American Cancer Society
American Institute for Cancer Research
Medical News Today
Michaud, D. The New England Journal of Medicine, May 6, 1999.

 

 

Yazar: Dr. Bedri Ergun TOPSEVER

Copyright ©2019 All rights reserved | This template is made with Media Minerva